Mimar Olmak İsteyenler


#68

Merhabalar ben mezun öğrenciyim mimarlık için bu senede hazırlanıyorum sizce mimarlık için ortalama günde kaç saat çalışma uygun olur tabi kişiden kişiye değişir ama mezun öğrenci olunca bu tip konular da önemli oluyor cvp larınızı bekliyorum.:slight_smile:


#69

Merhaba Muktar33. Mimarlık için şu kadar çalış demek yanlış olur. Sen konularını hallet, bol soru çöz(çeşitli kaynaklardan). Umarım meslektaş oluruz :blush: İyi çalışmalar.


#70

Peki teşekkürler :slight_smile: inşallah geç olacak ama 96 doğumlu da üniversite için uygundur heleki dokuz Eylül mimarlık olsun da gerisi önemli değil birkez daha cvp ladığınız için teşekkür ederim


#71

Bisey sormak istiyorum mimarlikta nasil yukselebiliriz suan universiteye girmesi var bide ama ornegin dizilerde ve filmlerde gordugumuz kadariyla nedense tum mimarlar zengin bu sadece adi ustunde dizidemi oyle yoksa olunamayacak bisey degilmi sorunun cevabini aslinda biliyorum ama sormak istedim


#72

Bende bir kaç mimar gördüm hepsi zengindi ve hepsi mercedese bmw ye biniyordu demem oki zengin oluyorlar ama çevren ne kadarsa o kadarsın diyorlar


#73

İste o cevreyi yapmak sorun o zaman


#74

Ne kadar da çok mimar olmak isteyenler varmış :smiley:


#75

Bana sorarsan o çevreyi yapma imkanımız bize ünitede geçicek ne kadar sosyal olabilirsek o kadar cok tanınırız gibi geliyor bana kimse anasının karnından tanınmış olarak doğmamış dimi :smile::smile:


#76

BNDE MİMAR OLMAK İSTİYORUM DA YARDIMCI OLURMUSUNUZ 8. SINIFIM Facebboktan msj atarsanız iyi olur (Musapkirş ) burdanda yardımcı olabilirsiniz neler yapmam gerek


#77

İyi dediniz ya yani imkansiz degil zatende :joy:


#78

Musap matematik fizik bir kere tam olması gerekiyo bu ikisini yapan insan zaten diğerlerinide fulluyor :smile::smile: şaka bir yana gözün korkmasın insan öyle bir organizma ki kafada karar verip bitirdiğin bir olayı beyin sana gerçek hayatta bitirmeye yönelik yaşatıyor yani iradenin sağlam olması gerekiyo pes etmemen gerekiyor sen karar verirsen ki mimar olucam mat fiziği yapıcam ve kendime güveniyorum o iş sadece ufak tefek ders tekrarlarına kalmıştır yani ne çok kas ne de boş bırak kendini. Ha birde lise 1-2 deyken salma ben çok saldım çok pişmanım son senemde 3 senin tekrarını yapıyorum ve ayrıyetten son sınıfın müfredatını görüyorum ki bu çok zorlayıcı oluyor…


#79

Merhaba, mimarlık okumayı ve mimarlık yapmayı düşünen öğrenciler için, kendi tecrübelerimden birkaç şey paylaşmak isterim:

  • Mimarlık eğitimi, çok yönlü, dolu dolu bir eğitimdir. Matematik bilimleri, fizik, biyoloji gibi doğal bilimlerin yanısıra tarih,antropoloji, sosyoloji ve psikoloji gibi sosyal bilimlerin tümünden beslenen, resim, heykel ve sinema sanatlarını içine çeken bir eğitimdir. Bu bahsettiğim alanların tümüne derinlemesine hakim olamaz bir öğrenci eğitiminde; fakat azar azar, ve/veya ilgisini çeken konuda biraz daha derinlemesine, ona mimari tasarım yapması için gerekli vizyonu verecek ölçüde, bu konuları çalışır. Kimi zaman farklı eğitimlerin üzerine mimarlık okuyanlar da olur. Onların mimariye bakışaçısı da çok özgün olabilir. Örneğin dünyaca ünlü mimar Rem Koolhaas, gazetecilik/basın eğitimi sonrası, mimarlığı bir basın konusu gibi derinlemesine inceledikten sonra, elde ettiği farkındalıkla çok özgün yapılar tasarlamaya başlamıştır. ‘Yeşil mimari’ yapılar konusunda müthiş ürünler veren Ken Yeang, kendini geliştirebilmek için ekoloji ve biyoloji konularında ek çalışmalar yapmıştır. Kısacası, mimarlık, farklı açılardan tasarım problemine yaklaşmayı teşvik eden, insanı etkileyen tüm çalışmaları kendine bir çalışma kütüphanesi olarak fiilen kullanan bir daldır. Bu anlamda kutsaldır.

  • Eğitimde farklı tarz ve uygulamalar mevcut. Fakat temelinde yukarıda bahsettiğim araştırmaların sonrasında bir tasarım sürecinden bahsetmek mümkün. İlk seneki atölye projeleri, tasarım yapma tekniklerini sunmaya, tanıtmaya yöneliktir. Mesela sizden bir meyve/sebze seçmenizi, onun tüm temel çizimlerini yapmanızı, sonrasında daha derinine inerek, ‘bu meyveyi bir araya getiren parçalar nedir? Kabuk, çekirdek, dilimler, vb.’ gibi analiz yapmanızı isteyebilirler. En sonunda da, ‘sistemi öğrendiniz; şimdi bu meyveyi yeniden yaratın!’ şeklinde yaratıcılığınızı ardına kadar açmanızı isteyebilirler. Basit görünebilecek bu süreç, aslında her türlü yapı, mobilya, ürün tasarımında geçerli olan bir süreçtir. Çevremizdeki tüm canlı ve cansız varlıklarda, parçalarının birbirini desteklediği bir sistem bütünlüğünü gözlemek mümkündür. Bunu göremediğimiz durumlarda tasarımın eksik olması kesin olmamakla beraber, muhtemeldir.

  • Mimarlıkta fikre çok değer verilir. ‘Bu yapıyı tasarken, … hedefledim’ gibi kısa bir açıklama yaptıktan sonra, bu savınızı destekleyecek tasarım kararlarınızı açıklarsınız. Eğer ikisi arasında bir ilişki varsa, fikriniz özgün ve kabul edilebilir ise, başarılı bir süreçten geçmişsiniz demektir. Ama hem fikriniz baştan belirli sorunlar yaratıyorsa, hem de/veya tasarım kararlarınız bunu desteklemiyorsa, süreçte sıkıntı vardır. Gerçek hayatta yapıların üzerinde ‘bu yapı şu sebeple, şu şekilde yapıldı’ diye yazmaz. Fakat mimarlık eğitiminde, tasarım sürecinizin doğru ve belirli bir mantıkta ilerlediği ile ilgilenen hocalar, bu durumla yakından ilgilenecektir.

  • Diğer bazı bölümlere kıyasla, mimarlıkta bir yapıyı, bir tasarımı tam anlamıyla ‘bitirmek’ yoktur. Tasarım sonsuza kadar devam edebilecek bir süreçtir. İki kişi aynı soruna farklı şekillerde cevap verirler. Tek bir cevap yoktur. Bundan hareketle, eğitim boyunca yapacağınız projelerde, hep tasarımı daha iyiye götürmek için çalışırsınız. Hocalarınız, daha önce düşünmediğiniz taraflara, sorunlu olan kısımlara vurgu yapıp, sizden düzeltme yapmanızı isterler. Siz de özgün fikrinize sahip çıkıp, gerekli düzeltmeleri yaparsınız. ‘Yaptım, bitti’, ‘Akşam oturup bitiricem’ gibi bir mimarlık eğitimi düşünülemez. Eğitim ve sonrasındaki kariyerinizde, tasarımınızı defalarca gözden geçirmeniz, her bakışınızda belki yeni birşeyler farketmeniz sözkonusu olacaktır.

  • Mimarlık okuyan birisi, eğitim sonrası mimarlık yapabileceği gibi, çeşitli tasarım alanlarında da çalışabilir. Mobilya, ürün tasarımının yanında, kentsel tasarıma ve planlamaya da yönelebilir. Tasarımın içinde olduğu her alanda çalışabilir. Elbette, farklı bir alansa, belli bir süre o alanın kendi ölçek ve dinamiklerini öğrenmesi gerekir. Ama pratik olarak buna alışkın ve yeti sahibidir mimar. Tasarımın olmadığı başka alanlarda da çalışabilir bir mimar. Gayrimenkul geliştirme ve yönetiminde, mimarlık bilgileri gerekse de, çok hararetli bir tasarım yapılmaz.

  • Gelelim pratikte Türkiye’deki mimarlık ofislerinin durumuna. Ne yazık ki, eğitimin kutsallığı, pratikte çok sekteye uğruyor. Tüm ofisler için geçerli olamaz, fakat bir çok mimarlık ofisinde çok ağır çalışma koşulları dayatılıyor. Yoğun çalışma saatleri, düşük ücretler, bir de üstüne gergin işçi-işveren ilişkisi eklendiğinde, birçok mimar ciddi bunalımlara giriyor, meslekten soğuyor ve hatta bırakıyor. Bunda birkaç sebep var: 1) İnşaat firmaları, inşaat sürecinde mimarlık hizmetlerine yeteri kadar değer vermiyor. Mimarlık ofisleri daha iyi fiyat teklifi vermeleri için adeta birbirine kırdırılıyor. İşi alabilmek için teklifi düşük tutan ofis, bunun sonucunda ya çalışanlarından daha çok çalışmasını (yeni çalışanlar almak yerine) talep ediyor; ya da kalabalık ama tecrübesiz bir kadroyu düşük fiyatlara çalıştırmayı seçiyor. 2) Birkaç büyük mimari ofis dışında (30+ çalışanı olan), birçok ofis küçük-orta ölçekte çalışmakta. Kurumsal firmalarda rastlanan ‘Personel Müdürü’, ‘Koordinatör’ gibi pozisyonlarda çalışan insanların yokluğunda, çalışanlar sıkıntılarını zaten belirli bir stres altında olan patron ile paylaşmakta ve sağlıklı bir iletişim sağlanamamaktadır. 3) Zaman/bütçe sıkıntılarından ötürü, bazı patronlar, masalarına gelen yeni tasarım sorunlarına özgün çözümler aramak yerine, eski, önceden başka bir yere sunulmuş projeleri müşterilere yeniymiş gibi sunabiliyor. Bu da pek tabii çalışanların hayallerini yıkıp, ‘ama biz böyle görmemiştik’ dedirtiyor.

  • Yukarı paragrafta bahsettiklerim birçok ofiste birşekilde geçerli olan durumlar. İyi işler yapan, tasarım ahlakı olan, ekibi ile belirli bir saygı ve sevgi içerisinde iletişimini sürdüren ofisler de elbette var. Fakat ismen zikretmek pek mümkün değil. Evvelden mimarazzi.com diye bir websitesi vardı; sitede farklı ofislerde çalışan mimarlar şartlar hakkında yorumlarını paylaşıyordu. Fakat çok ünlü bir mimarın, paylaşılan kötü yorumlar sonrası, önce çalışanlarını toplayıp ‘Bu kadar kötü mü bu ofis?’ şeklinde tepki koyduğu, sonrasında da siteye dava açıp kapattığı bilinmekte. Şu anda hangi ofiste durumun iyi olduğunu öğrenmek için, tanıdıklara, eş-dosta sorup, öğrenmek gerekiyor.

  • Mimarlığın belirli standartları olamaz mı? Her ofiste belirli bir etik/ahlak tutturulup, çalışan hakları adaletli teslim edilemez mi? Teoride evet. Fakat pratikte, ülkemizin kültürüne uygun, ‘Bu seferlik böyle olsun’, ‘Aman kim bilecek’, ‘Şimdilik idare edelim, sonra toparlarız’, ‘Herkes yapıyorsa, ben de yaparım’ söylemlerine paralel patron uygulamaları, ve yetiştiğimiz baskıcı dönemde kendini savunmaya, hakkını, hukukunu ifade etmeye çekinen ve ezilen çalışan tutumları neticesinde, düzende bir değişiklik olamamaktadır.

  • Mimarın kendi ofisini açması, kendi ideal düzenini kurması mümkündür. Bunu yapan da çok sayıda insan vardır. Fakat kimse, ofis açma ve sürdürme sürecinin, son derece akışkan ve kolay olduğunu iddia edemez düşüncesindeyim. Kendim de şu an böyle bir aşamanın eşiğinde olarak, beni bekleyen tehlike ve risklerin farkındayım.

  • ‘Mimarlar zengin mi’ gibi bir soru vardı yukarıda. Zengin olmayı amaçlayarak yola çıkılacak bir meslek değil mimarlık. Bu hesabı yapanların farklı alanlara yönelmesi daha uygun olur. Ama bu demek değildir ki mimarlar zengin olamaz. Belirli bir yolda durmadan ilerleyen, yaptığı işle ön plana çıkan her birey (mimar olsun olmasın), çalışmasının karşılığını alacaktır. Fakat şunu söyleyebilirim, yeni mezun veya 2-3 sene tecrübesi olan bir mimarın kazancı, eş tecrübede bir bilgisayar mühendisi veya bir bankacının kazancının çok çok altındadır. Ama şu da düşünülmeli: mesleğinden nefret eden bir bilgisayar mühendisinin yaşamı boyunca yüksek maaşla çalışması çok sürdürülebilir değildir çünkü işini iyi yapamayacak ve bir noktada sıkılacaktır. Kişinin para ile kurduğu ilişki kendisinedir. Sevdiğiniz işi yapmanız (veya yapmaya çalışmanız) bence daha doğru bir yol olacaktır.

  • Söylediklerimin özeti şöyle olabilir: ‘mimarlık eğitimi çetrefilli ama keyifli; pratiği ise ülkemiz şartlarında zor ama denemeye değer.’ Umarım mimarlık eğitimi ve pratiği ile ilgili aklınızda bir fikir oluşturabilmişimdir.


#80

Hepsine kolay gelsin :slight_smile:


#82

merhaba ben 11. sınıfım ve iç mimar olmak istiyorum fakat sayısalım. iç mimarlık eşit ağırlıktan alıyormuş öğrendiğim kadarıyla sayısaldan alan üniversiteler var mı? bunlar hangi üniversiteler? iç mimarlık ve mimarlık arasında ne gibi farklılıklar var? bilkent üniversitesinde okumak istiyordum ve sayısaldan iç mimarlık okuyamaz mıyım?
teşekürler


#83

merhaba
ben 12. sınıf mf öğrencisiyim ve neredeyse kendimi bildim bileli mimarlık istemişimdir. tasarım yapmak, güzel şeyleri ortaya çıkarmak ve başarılı olmak her daim hayalim oldu. yalnız yumurta kapıya dayandı ve sunun surasında 2 buçuk ay kadar süre kaldı sınava. her ne kadar hayallerimizi gerçekleştirmek için aptalca bir sınava bağlı kalsakta mecburuz…
benim sormak istediğim şu karar veremiyorum iç mimarlık mı yoksa normal mimar mı olmalıyım diye ?(tabi ins bi gelsindee :smiley: ) malum ayrılıyor kendi içinde iç mimarlık daha bir eğlenceli geliyor. görülen derslerde fark var mı ? birazda sınava nasıl hazırlandıgınız hakkında bilgi verirseniz baya bi mutlu olcam teşekkürler şimdiden :blush:


#84

Benim kafama takılan bi kaç konu var birincisi daha 11.sınıf sayısaldayım dışarıda bazı kişiler üniversite sana sadece diploma verir sen kendini geliştirirsin diyo gerçekten böylemi? Başka bir sorumda İTÜ ve Mimar Sinan arasında çok fark varmıdır taban puanlarında var çünkü.


#85

merhaba ben 10. sınıf öğrencisiyim ve çocukluğumdan beri mimar olmak istiyorum fakat matematiğim kötü bu dönem bölüm seçimleri yapılıcak ve ne yapıcağıma karar veremedim yardımcı olursanız sevinirim :smiley:


#86

Merabaa, İç mimarlık duşunuyorum fakat sayısal olduğumdan dolayı giremiyorum sanırım sizce ?


#87

Merhabalar, büyük ihtimalle daha önce yazmışsındır ama ben göremedim yine de bir sormak istedim. Hangi üniversitede okuyorsun ve ygs-lys durumun nasıldı? Yani “mimarlık öğrencisi” gibi kutsal bir unvan için neler yapman gerekti?


#88

Merhaba öncelikle mimarlık okumak istiyorum seneye YGS var ama kafamda bir kaç soru var özellikle LYS hakkında. LYS de mimarlık okumak isteyenler MF-4 den yani matematik ve geometriden girecek ama bazı yerlerde mimarlık isteyenlerin LYS de fiziğe de germesi gerektiğini okudum. Fizik gerekiyor mu gerekmiyor mu